Kırgızistan’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi olmayan üyelik adaylığına yönelik bir program düzenlendi. Programda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Türkiye’nin tüm diplomatik temsilcilikleri ve kurumlarıyla Kırgızistan’ın bu önemli adaylığını her platformda destekleyeceğini açıkladı.
Toplantı, Türkiye-Kırgızistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu ve Kırgız Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçiliği işbirliğiyle bir otelde gerçekleştirildi. “Kırgızistan’ın Son Yıllarda Kaydettiği Başarılar ve Kalkınma Hedefleri – 2027-2028 Dönemi BMGK Daimi Olmayan Üyeliğine Adaylığı” başlıklı programda, Zorlu, Kırgız halkına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek konuşmasına başladı.
Zorlu, Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin tarihsel bağlar, ortak kültür ve güçlü kardeşlik duygusuyla geliştiğini vurguladı. Kırgızistan’ın BMGK geçici üyeliği için yapılan adaylığın yalnızca bir diplomatik girişim değil, aynı zamanda Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyası açısından da önemli bir adım olduğunu belirtti.
Dünya genelinde yaşanan karmaşaların altını çizen Zorlu, bu durumu “kuralsızlık ve kurulsuzluk” olarak tanımladı. Kendisinin de belirttiği gibi, dünya çapında ben merkezli siyaset anlayışının etkileri, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyayı derinden etkiliyor. Zorlu, Cumhurbaşkanımızın sıkça dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” sözünün, adaletin önemini vurguladığını ifade etti.
Kırgız Cumhuriyeti’nin BMGK geçici üyelik başvurusunun kendileri için bir gurur kaynağı olduğunu dile getiren Zorlu, bu durumun Türk Devletleri Teşkilatı için de yeni bir heyecan perdesi açtığını belirtti. TDT’nin kurulduğu günden bu yana 40’tan fazla işbirliği gerçekleştirdiğini hatırlatan Zorlu, 15 Mayıs tarihinde Türkistan’da gerçekleştirecekleri gayriresmi zirve ve yıl sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğindeki resmi zirve hakkında bilgi verdi.
Bu toplantılar, Türk dünyasının birlikteliğini pekiştirmek ve uluslararası arenada daha güçlü bir ses oluşturmak adına önemli fırsatlar sunuyor. Zorlu, bu sürecin sadece bölgesel işbirliği değil, aynı zamanda küresel barış ve istikrar için de büyük bir sorumluluk getirdiğini vurguladı.