Babaannesi Fatma Hanım’ın yıllar önce verdiği cesur bir karar ve Lamine Yamal’ı Dünya Kupası finaline taşıyan ‘kelebek etkisi’nin hikayesi

Img

Burak ARTUNER

Bir ‘Kelebek Etkisi’ hikâyesi bu…

Kaos Teorisi’nin kurucusu Amerikalı matematikçi ve meteorolog olan Edward N. Lorenz, 1963’te Kelebek Etkisi teorisini ortaya attı…

Ona göre, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişiklikler, büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabiliyordu…

Ona göre, Amazon Ormanları’nda bir kelebeğin kanat çırpması, dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırgaya dönüşebiliyordu…

Yıllar önce Fas’tan İspanya’ya doğru tek başına tek yön bilet alan genç bir kadının kararı da futbolda bir yıldızın doğmasına yol açtı…

O yüzden bence tam bir Kelebek Etkisi hikayesi bu…

İspanya Milli Takımı’nın Dünya Kupası finalinde en büyük umudu olarak görülen genç futbolcu Yamal’ın arkasında adını çok az kişinin bildiği bir kadın var:

Babaannesi Fatma.

Fas’tan İspanya’ya uzanan zorlu yolculukta yalnızca kendi hayatını değil, henüz doğmamış torununun kaderini de taşıyan genç bir kadın.

Fatma, o bileti yalnızca bir ülkeye gitmek için değil, daha iyi bir hayat umuduyla aldı…

Fatma’nın o göç kararı, bir başarı hikayesine dönüştü.

Göç ettiği İspanya’da önce bir kamp alanında, sonra bir bakımevinde çalıştı.

Önce büyük oğlunu sonra Lamal’ın babası Mounir Nasraoui’yi yanına aldı.

Mounir İspanya’da evlendi, Yamal doğdu…

BABASI NEDEN YANINDA DEĞİL?

Dikkat ettiyseniz hep annesi Sheila Ebanaar var maçlarında Yamal’ın babası ise yok…

Bubu Mounir Nasraoui, 19 yaşındaki oğlunun kariyerindeki en önemli anlardan birinde neden yanında değil?

Bu sorunun cevabını bizzat kendisi İspanyol basınına kendisi açıkladı:

“Çünkü ben bir epilepsi hastasıyım. Bu nedenle seyahat edemiyorum. Her gün çok sayıda ilaç almam gerekiyor ve epilepsi nöbeti geçirebiliyorum. Şu anda burada, tam bu anda, stres ya da duygu etkisi altında olabilirim ve farkında olmadan bir nöbet geçirebilirim. Çevremdekilere sorun yaratabilirim. O yüzden evde kalmak ve buradan her şeyi izlemek daha iyi” dedi.

Sonra ekledi, “Oğlum bir de beni düşünmesin” diyerek en büyük dileğinin oğlunun pazar günü şampiyonluk kupasını kaldırması olduğunu söyledi.

YAMAL’IN GÜCÜ

Yarın Dünya Kupası finaline çıkacak Yamal’ın hikâyesi aslında mahalle sokaklarında başladı.

Yamal’ın çocukluğu gösterişli akademilerden önce mütevazı hayatların içindeydi.

Onu büyüten yalnızca anne ve babası değildi; aileydi, dayanışmaydı, fedakarlıktı…

Yarın Yamal hayatının maçına çıkacak…

Karşısında onu bebekken küvette yıkayan Messi olacak.

Ama sonuç ne olursa olsun, Yamal’ın sahada olması bile…

Başarının bazen yıllar önce alınmış cesur bir karar olduğunu hatırlatacak bana.

Şimdi düşünün…

Hepimizin hayatında bir “Fatma” yok mu?

Bizi okula götüren bir anne,

Çalışabilmek için kendi hayallerinden vazgeçen bir baba,

Ya da sessizce dua eden bir babaanne,

Onların isimleri çoğu zaman anılmaz.

Ama onların fedakârlıkları, başkalarının başarı hikâyelerinde yaşamaya devam eder.

Bu hikayenin de kahramanı,

Elinde biletini sıkıca tutup bilinmeze doğru yürüyen genç bir kadındı…

Adı Fatma’ydı.

Ve onun aldığı tek yönlü o bilet, aslında bir hayatın yüzüydü…

patronlardunyasi.com

yok

Author: Serkan Şahin