Sivrisinekler Bu Yaz Sadece Isırmakla Kalmayacak: 114 Ülke Tehlike Altında

Sivrisinekler Bu Yaz Sadece Isırmakla Kalmayacak: 114 Ülke Tehlike Altında

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcaklıkların artışı, yalnızca buzulların erimesine neden olmuyor; aynı zamanda tropikal hastalıkları taşıyan sivrisineklerin yaşam alanlarını da genişletiyor. Çinli bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir araştırma, iklim değişikliğinin halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne serdi. Frontiers in Cellular and Infection Microbiology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, chikungunya virüsü, geçmişte yalnızca tropikal bölgelerde görülürken, Avrupa ve Kuzey Amerika’da yeni salgın merkezleri oluşturma potansiyeline sahip.

Araştırma sonuçları, dünya yüzeyinin yüzde 21,3’üne denk gelen 139 ülkenin veya bölgenin bu virüsten yüksek risk altında olduğunu gösteriyor. Ancak bu durumdurum statik değil; gelecekte daha geniş bir yayılma olasılığı bulunuyor. Çalışmanın yazarlarından Dr. Ye Xu, iklim değişikliği senaryolarının virüsün ılıman kuşaklara doğru kayma eğiliminde olduğunu vurguluyor. Özellikle Kuzeydoğu Kuzey Amerika, Orta Avrupa ve Doğu Asya’nın, virüsün gelecekteki yeni merkezleri olacağı öngörülüyor.

Chikungunya virüsü, geçmişte sarıhumma sivrisineği (Aedes aegypti) aracılığıyla insanlara bulaşırken, küresel ısınma ve artan nüfus hareketliliği, virüsün hayatta kalma stratejilerini etkiledi. Bilim insanları, 2005-2006 yıllarında Hint Okyanusu’nda yaşanan chikungunya salgınının ardından virüsün ölümcül bir mutasyona uğradığını belirtti. Bu mutasyon, virüsün daha soğuk iklimlere dayanıklı bir tür olan Asya kaplan sivrisineğine (Aedes albopictus) uyum sağlamasını kolaylaştırdı.

Dr. Yang Wu, Asya kaplan sivrisineğinin daha serin hava koşullarında hayatta kalma yeteneği sayesinde, küresel ısınmanın daha önce elverişsiz olan bölgeleri yaşanabilir hale getirdiğini ifade ediyor. Bu türlerin bir bölgede kalıcı hale gelmesi halinde chikungunya virüsünün bulaşma olasılığının arttığını belirtiyor. Ayrıca, laboratuvar bulguları yükselen sıcaklıkların virüsün sivrisineklerdeki gelişim süresini kısalttığını gösteriyor. Sıcaklığın 18 ile 28 derece arasında olduğu durumlarda, virüs enfekte etme yeteneğine normalden dört ila beş kat daha hızlı ulaşıyor, bu da salgınların yayılma hızını artırıyor.

Chikungunya artık sadece yerel bir sorun olmaktan çıkıp, küresel bir sağlık tehdidi haline geldi. Bugün dünya genelinde bu virüsün yerel bulaşmasının rapor edildiği ülke sayısı 114’e yükseldi. Bu durum, dünya nüfusunun dörtte üçünden fazlasının doğrudan risk altında olduğu anlamına geliyor. Hastalığın ölüm oranı binde 1,3 gibi düşük görünse de, kronik eklem ağrıları ve uzun süreli komplikasyonları sebebiyle ciddi sağlık kayıplarına yol açıyor.

Araştırmacılar, gelecekteki olası senaryoları modellemek için Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından geliştirilen 16 farklı iklim simülasyonunu kullandı. Bu modellemeler, sera gazı emisyonlarının mevcut seyrinde devam etmesi halinde, 2100 yılına kadar Kuzey-Orta Avrupa ve Kuzeydoğu Kuzey Amerika’nın chikungunya virüsünün kalıcı merkezleri olacağını öngörüyor.